Basın Kuruşları - Yaptırımlar, Kurallar ve Yasaklar

Kategori: Makaleler | Okunma: 4220

Basının özgür olduğu ve kuruluşunun herhangi bir mali şarta bağlanamayacağı Anayasada açık ve net bir şekilde belirtilmiştir. Ancak bu durum, basın kuruluşlarının düzenli bir şekilde çalışabilmesini sağlamak ve sektörde gerekli hukuki denetimi yapabilmek amacıyla hukuki düzenleme yapılmasına engel olmayacaktır. Bu çerçevede basın kanunda bazı düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre öncelikle her basılmış eserde, basıldığı yer ve tarih, basımcının ve varsa yayımcının adları, varsa ticari unvanları ve işyeri adresleri gösterilir. İlan, tarife, sirküler ve benzerleri hakkında bu hüküm uygulanmaz. Haber ajansı yayınları hariç her türlü süreli yayında, ayrıca yönetim yeri, sahibinin, varsa temsilcisinin, sorumlu müdürün adları ve yayının türü gösterilir (Basın Kanunu m.28). Aynı kanunun 16. maddesine göre süreli yayınlarda sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili, süresiz yayınlarda yayımcı ve adını ve adresini göstermeyen veya yanlış gösteren basımcı hakkında para cezasına hükmedilecektir.Demek ki basın kuruluşları için ilk ve en önemli yükümlülük kanunda belirtilen bu bilgilerin belirtilmiş olmasıdır.

İkinci olarak kanunda yayımcı için değil fakat basımcı için teslim yükümlülüğü öngörülmüştür. Yayıncı ile basımcının aynı kuruluş olması halinde bu yükümlülük bu kuruluş üzerinde olacaktır. Buna göre kanunda “Bir eseri basım araçları ile basan veya diğer araçlarla çoğaltan gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanan Basımcı, “bastığı her türlü yayının imzalı iki nüshasını, dağıtım veya yayımın yapıldığı gün, mahallin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, basılmış eserin içerik ve biçim yönünden herhangi bir değişikliği içeren daha sonraki basımları ile tıpkı basımları için de geçerlidir”. Bu hükme göre basımcı, bastığı, süreli –süresiz her tülü yayının iki nüshasını mahallin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edecektir. Bu teslim için de kanun bir süre şartı getirmiş olup buna göre teslim dağıtım veya yayımın yapıldığı gün olmalıdır. Bu yükümlülük basılan yayının “imzalı iki nüshasının” teslimi suretiyle yerine getirilecektir. Bu yükümlülüğe uymayan basımcının adli para cezası ile cezalandırılacağı belirtilmiştir.

Üçüncü olarak basın kuruluşları mahkeme kararı ile kesinleşmiş düzeltme ve cevapları da usulüne uygun bir şekilde yayınlamakla yükümlüdür. Bir kimsenin kişilik haklarına saldırıda bulunulması durumunda bu kimsenin cevap ve düzeltme isteği yerine getirilmezse kanun bu kişiye mahkeme başvurma yetkisi tanımıştır. Buna göre, yayımcı cevap ve düzeltme isteğini hiç dikkate almaz veya haksız bir şekilde bunun kurallara uymadığı için yayınlanamayacağını söyler veya sürelere riayet etmezse yayından zarar gören kişi bizzat veya avukatı marifetiyle bulunduğu yer sulh ceza mahkemesine başvuracaktır. Bu başvuruda kişi tekzip metni hiç yayınlanmamışsa yayımın yapılmasına veya yayın yapılmış olmakla birlikte kanuna uygun olarak yapılmamışsa mesela tekzip metnine müdahale edilmiş, kısaltılmış, yeni bir şeyler eklenmiş veya gerekli niteliklere uyulmadan yayın yapılmışsa yayımın bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyecektir. Sulh ceza hakimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma yapmaksızın, karara bağlayacaktır. Sulh ceza hakiminin bu kararına karşı acele itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz için yetkili makam en yakın asliye ceza mahkemesi hakimi olup bu itiraz kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Bu hakim üç gün içinde itirazı inceleyerek karar verir. Bu son karar artık kesin olup, kural olarak artık bu karar aleyhine başvurulabilecek bir yol bulunmamaktadır. Eğer sulh ceza hakimi tekzibin yayınlanmasına karar verir, buna itiraz edilir ve asliye ceza mahkemesi hakimi de itirazı reddederse artık tekzip metninin yayınlanması zorunludur. Buna rağmen yayımcı veya sorumlu müdür tekzip metnini yayınlamaz ise Baın Kanunun 18. Maddesi uygulanacaktır. Buna göre düzeltme ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kesinleşmiş hakim kararlarına uymayan sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili mesela genel yayın yönetmeni vs. on milyar liradan yüzeli milyar liraya kadar adli para cezasıyla cezalandırılacaktır. Adli para cezası, bölgesel süreli yayınlarda yirmi milyar liradan, yaygın süreli yayınlarda elli milyar liradan az olamaz Bunun için savcılığa suç duyurusunda bulunulması yeterlidir. Ceza adli para cezası olduğundan bu cezaya mahkemece hükmedilecektir. Sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili hakkında verilen adli para cezasının ödenmesinden yayın sahibi, sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili ile birlikte müteselsilen sorumlu olacaktır. Düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmaması veya kanunda belirtilen şartlara uyulmaksızın yayımlanması hallerinde hakim ayrıca, masraflar yayın sahibi tarafından karşılanmak üzere, bu yazının tirajı yüz binin üzerinde olan iki gazetede ilan şeklinde yayımlanmasına da karar verir.

Genel bir yükümlülük olarak basın kuruluşları içeriği suç teşkil eden yayınlar yapmaktan kaçınmakla da yükümlüdürler. Aksi halde kural olarak eser sahibi ancak eser sahibinin belli olmaması veya yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında bulunması nedeniyle Türkiye'de yargılanamaması veya verilecek cezanın eser sahibinin diğer bir suçtan dolayı kesin hükümle mahkum olduğu cezaya etki etmemesi hallerinde, sorumlu müdür ve yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör, basın danışmanı gibi sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili kanunda öngörülen cezalarla karşılaşabilecektir. Örneğin içeriği hakaret teşkil eden yayınların yapılması durumunda sorumlular hakkında TCK ‘nın 125. Maddesinden öngörülen yaptırımlara hükmedilebilecektir.

Basın kanunu buna ek olarak belli başlı bazı konularda yayın yapılmasını da yasaklamaktadır. Buna göre; 1- Cinsel saldırı, cinayet ve intihar olayları hakkında, haber vermenin sınırlarını aşan ve okuyucuyu bu tür fiillere özendirebilecek nitelikte olan yazı ve resim yayımlanması ve 2- Türk Medeni Kanununa göre evlenmeleri yasaklanmış olan kimseler arasındaki cinsel ilişkiyle ilgili haberlerde bu kişilerin, On sekiz yaşından küçük olan suç faili veya mağdurlarının ve cinsel suç mağdurlarının kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapılması da yasaktır. Kanun bu yasaklara uymayan kimseler hakkında para cezasına çarptırılabileceğini belirtmiştir( Basın Kanunu m.20-21)