Cevap ve Düzeltme (Tekzip) Nedir?

Kategori: Makaleler | Okunma: 102967

Medyada gerek yazıl, gerek görsel-işitsel ve gerekse de internet yoluyla kişilerin “kişilik haklarına” saldırıda bulunulabilmesi mümkündür. Kişilik hakları her şahsın “kişiliğine bağlı olan” haklardır. Daha yalın bir ifade ile kişinin, “kişiliğini oluşturan tüm değerler” üzerindeki hakları onun kişilik haklarını oluşturur. Bu çerçevede kişinin şerefi, onuru, insanların gözündeki itibarı, namusu, lekelenmeme hakkı, özel hayatının gizliliği, özel veya mesleki sırları gibi tüm değerleri kişilik hakları kapsamındadır.Bu kişilik haklarına medya yoluyla saldırılması gazete, dergi, internet veya radyo televizyon yoluyla kişi hakkında yayınlar yapılması suretiyle olur. Örneğin bir gazete yazısında kişinin eşinden başka biriyle ilişkide olduğunun yazılması, bir dergide kişinin özel hayatına ilişkin gizli fotoğrafların ifşa edilmesi, bir televizyon yayınında kişiye ahlaksız bir fiil isnat edilmesi ya da bir radyo yayınında kişinin özel ye da mesleki sırlarının ifşa edilmesi hep bu kapsamdadır. İşte bu gibi saldırılar ve hak ihlalleri durumunda kanun, hakları ihlal edilen kişilere bir cevap ve düzeltmede bulunabilme ve bunu aynı medya araçları yoluyla duyurabilme imkanı vermektedir. Burada hakları ihlal edilen kimse aynı izleyici-dinleyici-okuyucu kitlesine ilgili içeriğin söz gelimi haberin kendisi açısından esasını açıklamakta ve bu yayın içeriğinin neden doğru olmadığını anlatabilmektedir. İşte buna genel olarak cevap ve düzeltme yani tekzip denilir?

HANGİ ALANLARDA TEKZİP MÜMKÜNDÜR?

Bu gün için kanun medyanın her alanında yani hem yazılı hem görsel-işitsel hem de internet medyasında tekzibe olanak tanımıştır. Yani gazete veya dergideki bir haber ya da köşe yazısı, televizyondaki bir program ya da internet sitesi içeriği tekzip edilebilecektir. Tekzip yazılı basının ilk kez hukuki zemine oturtulduğu dönemlerden beri medya hukukunun önemli bir parçasını teşkil etmektedir. Bununla birlikte her medya alanı açısından tekzip yöntemi ve ilgili mevzuat da farklılık arz edecektir. Gerçekten kanunda her medya alanı için farklı bir tekzip uzulü kabul edilmiştir.

YAZILI MEDYADA TEZİP USULÜ NASILDIR?

Yazılı medyada tekzip ne demektir?

Yazılı medyada tekzip ile gazete ve dergilerde yayınlanmış haber, yazı veya resimlerle ilgili cevap ve düzeltme hakkını kastetmekteyiz. Yazılı medyada tekzip gazete ve dergiler için hukuki metinlerin oluşturulduğu ilk dönemlerden beri var olmuştur. Ülkemizde ilk kez 1864 Tarihli Matbuat Nizamnamesinde öngörülen tekzip bu gün Basın Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenmiştir.

Hangi hallerde cevap ve düzeltme (tekzip) hakkı kullanılabilir?

Basın Kanunu’nun 14. Maddesine göre tekzip ancak “süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde” söz konusu olabilecektir. Buna göre bir kimse hakkında şeref ve haysiyetini ihlal edici yayın yapılmış, kişinin itibarını zedeleyici, toplum nazarında küçük düşürücü veya hakaret niteliğinde nitelikte resim, yazı veya yorumlara yer verilmişse bu kimse tekzip hakkını kullanabilecektir. Örneğin “ Bay X ‘in rüşvet aldığı iddia edildi” şeklindeki bir haber o kamu görevlisinin şeref ve haysiyetini ihlal edici niteliktedir. Ancak kişi hakkında hiçbir suretle kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici yayın olmasa bile sırf yayının içeriği gerçeğe aykırı ise yine tekzip hakkı kullanılabilecektir. Yani yayının içeriğinin gerçeğe aykırı olması tek başına bir tekzip nedenidir. Örneğin medyatik bir simanın bir arkadaşı ile akşam yemeği yemesini haber yaparken “Ünlü oyuncu yeni erkek arkadaşı ile yakalandı” şeklinde bir haber yapılması halinde haber içeriği bu haliyle şeref ve haysiyetini ihlal edici nitelikte olmasa bile sırf gerçeğe aykırı olması nedeniyle tekzip edilebilir.

Tekzibin içeriği nasıl olmalıdır?

Tekzip bir düzeltme ve cevap yazısıdır. Tekzip metni yayınlanan yazı içeriğinin doğru olmadığı veya kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici olduğunun belirtilmesi ve ilgili cevabının yayınlanmasını kapsar. Burada metni yazan neden yazının tekzip nedeni olduğunu belirtmekte ve yazı içeriğinin gerçeğe aykırı olması halinde işin doğrusunun ne olduğunu söylemektedir. Ancak bunu yaparken kendisi de hukuka aykırı bir davranış içinde bulunmamalıdır. Aksi halde onun eylemi de hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edecek ve bizatihi bu da tekzip nedeni sayılacak bu da tekziplerin kısır bir döngü etrafında tekrarlanmasını doğuracaktır. Bunu önlemek isteyen kanun, tekzip metninin suç unsuru içermemesini ve üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmamasını tekzip için şart koşmuştur. Bu nedenle tekzip metninin içeriği hakaret, iftira, özel hayatın gizliliğini ihlal gibi suçları oluşturuyorsa veya suç oluşturmasa bile üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine mesela şerefine, malvarlığı değerlerine vs. aykırı nitelikte ise tekzip metni yayınlanmaya değer kabul edilmeyecektir.

Kanunda düzeltme ve cevabın içeriği ile ilgili hususlara da yer verilmiştir. Tekzip ancak bu içeriğe uygun olması halinde yayınlanabilecektir. Buna göre öncelikle düzeltme ve cevapta, buna neden olan eserin belirtilmesi gerekilir. Örneğin tekzipte “ (X) Gazetesinde (aaa) tarihinde (Y) tarafından yazılan (bbbb) başlıklı habere” ilişkin olduğu belirtilir. Düzeltme ve cevap metni kural olarak ilgili yazıdan uzun olamayacaktır. Ancak eğer düzeltme ve cevaba neden olan eser yirmi satırdan az yazı niteliğinde ise veya boyutu ne olursa olsun resim veya karikatür niteliğinde ise artık yirmi satır değil otuz satır kuralı uygulanacak yani bu hallerde düzeltme ve cevap otuz satırı geçemeyecektir.

Kimler tekzip hakkını kullanabilecektir?

Metni tekzip edecek kişi, “şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım” içeriğinden “zarar gören kişi”dir. Bu kişi şeref ve haysiyeti ihlal edilen veya hakkında gerçeğe aykırı yayım yapılan kişi olabileceği gibi bundan zarar gören diğer bir kişi de olabilir. Örneğin ünlü bir sanatçı, ilgili basında çıkan iftira niteliğindeki haberlerden dolayı konser veremeyecek duruma gelmişse o konserin işletmecisi de tekzip hakkını kullanabilecektir. “şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım” içeriğinden zarar gören kişi metni bizzat tekzip edeceği gibi yetkili vekili aracılığı ile de tekzip edebilir. Eğer düzeltme ve cevap hakkına sahip olan kişi bunu kullanmadan vefat eder veya yayın zaten ölmüş bir kimse hakkında yapılmış ise bu hak, mirasçılardan biri tarafından kullanılabilir.

Tekzip hakkının kullanılması bir süreye bağlı mıdır?

Tekzip hakkının kullanılması bir hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Yani tekzip ancak belirli bir zaman dilimi içerisinde yapılabilir bu sürenin geçmesi ile birlikte artık tekzip yapılamayacaktır. Bu süre yayım tarihinden itibaren iki aydır. Bu iki aylık süre sona ermişse yayıncı artık tekzibi yayınlamak zorunda kalmayacaktır. Bu nedenle tekzip hakkının kullanılabilmesi için hızlı hareket edilmesi gerekir. Ancak belirtmek gerekir ki eğer düzeltme ve cevap hakkına sahip olan kişinin bunu kullanmadan vefat etmesi veya yayının zaten ölmüş bir kimse hakkında yapılmış olması nedeniyle tekzip hakkı, mirasçılardan biri tarafından kullanılmakta ise iki aylık düzeltme ve cevap hakkı süresine bir ay ilave edilecek yani toplam üç aylık süre söz konusu olacaktır.

Tekzibi hazırlayıp gönderdik. Peki, Şimdi ne Olacak?

Tekzip yazısının gönderilmesinden itibaren mesuliyet yazının yayınlandığı yayının sorumlu müdürüne geçecektir. Kanuna göre, sorumlu müdür günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada tekzip metnini yayınlamak zorundadır. Bu süre yazının alındığı tarihten itibaren başlar ve imkan dahilinde kural olarak üç gündür. Ancak ayda bir yayınlanan dergiler için sırf tekzip amacıyla ay ortasında yeni bir sayı yayınlanamayacağından bunlar tekzip yazısını aldıktan sonraki ilk sayıda bu metni yayınlayacaklardır.

Sorumlu müdür tekzibi yayınlarken hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın metni olduğu gibi yayınlayacaktır. Bunun sonucu olarak sorumlu müdür metin üzerinde düzeltme yapamayacağı ve yeni bir şey ekleyemeyeceği gibi aynı zamanda metinden herhangi bir şey eksiltemeyecektir. Eğer sorumlu müdür metnin içeriğinin suç teşkil ettiğini veya üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olduğunu düşünüyorsa metni hiç yayınlamamalıdır. Yoksa sadece bu kısmı çıkarıp geri kalan kısımları yayınlamak gibi bir yetkisi yoktur.

Sorumlu müdür tekzibi ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır.  Yani söz gelimi hakaret teşkil eden metin derginin üçüncü sayfasında 12 ‘lik punto ile yazılmışsa tekzip de derginin bir sonraki sayısının üçüncü sayfasında 12’lik punto ile yazılmalıdır. Keza kanundaki “aynı yer” ifadesine de dikkat etmek gerekir. Şahsi haklara zarar veren yayını sayfanın en başında veren gazete tekzibi de aynı yerde vermelidir. Yoksa tekzibi köşede ufacık bir kutu içinde vermesi kanuna uygun olmayacaktır. Keza bir hakaret bir köşe yazarının köşesinde dile getirilmişse tekzip de aynı yerde yayınlanmalıdır. Aksi halde tekzip hakkı yerine getirilmemiş olur.

Tekzip o yayın nerede yayınlanmış ise orada yapılacaktır. Ancak süreli yayının birden fazla yerde basılması halinde, düzeltme ve cevap yazısı, düzeltme ve cevap hakkının kullanılmasına sebebiyet veren eserin yayımlandığı bütün baskılarda yayımlanacaktır.

Peki, yayımcı kanundaki bu kurallara uymazsa ne yapabileceğiz?

Yayımcı tekzibi hiç dikkate almaz veya haksız bir şekilde bunun kurallara uymadığı için yayınlanamayacağını söyler veya sürelere riayet etmezse yayından zarar gören kişi bizzat veya avukatı marifetiyle bulunduğu yer sulh ceza mahkemesine başvuracaktır. Bu başvuruda kişi tekzip metni hiç yayınlanmamışsa yayımın yapılmasına veya yayın yapılmış olmakla birlikte kanuna uygun olarak yapılmamışsa mesela tekzip metnine müdahale edilmiş, kısaltılmış, yeni bir şeyler eklenmiş veya gerekli niteliklere uyulmadan yayın yapılmışsa yayımın bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyecektir.

Ancak sulh ceza mahkemesine başvuru bir süre şartına bağlanmıştır. Buna göre mahkemeye başvuru eğer tekzip metni hiç yayınlanmamışsa yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, metin yayınlanmış olmakla birlikte gerekli niteliklere sahip değilse bu metnin yayımından itibaren on beş gün içinde yapılması gerekir. buna göre örneğin tekzip metniniz hiç yayınlanmamışsa siz kanun gereği metninin yayınlanması gereken üç günlük sürenin bitiminden itibaren on beş gün içinde eğer metniniz mesela gerekli punto özelliklerini taşımadan yayınlanmışsa tekzip metninin yayımından itibaren on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurabileceksiniz. Bu süreler geçtiksek sonra ise başvuru hakkını kaybedilmiş olacaktır.

Sulh ceza hakimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma yapmaksızın, karara bağlayacaktır. Sulh ceza hakiminin bu kararına karşı acele itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz için yetkili makam en yakın asliye ceza mahkemesi hakimi olup bu itiraz kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Bu hakim üç gün içinde itirazı inceleyerek karar verir. Bu son karar artık kesin olup, kural olarak artık bu karar aleyhine başvurulabilecek bir yol bulunmamaktadır. Eğer sulh ceza hakimi tekzibin yayınlanmasına karar verir, buna itiraz edilir ve asliye ceza mahkemesi hakimi de itirazı reddederse artık tekzip metninin yayınlanması zorunludur.

Düzeltme ve cevabın yayımlanmasına hakim tarafından karar verilmesi halinde, birinci fıkradaki süreler, sulh ceza hakiminin kararına itiraz edilmemişse kararın kesinleştiği tarihten, itiraz edilmişse yetkili makamın kararının tebliği tarihinden itibaren başlar.

Kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen tekzip yine de yayınlanmazsa ne olacaktır?

Yayının sorumlu müdürü kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen tekzip metnini yayınlamamakta ısrar ediyorsa Basın Kanunun 18. Maddesine göre düzeltme ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kesinleşmiş hakim kararlarına uymayan sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili mesela genel yayın yönetmeni vs. on milyar liradan yüzeli milyar liraya kadar adli para cezasıyla cezalandırılacaktır. Adli para cezası, bölgesel süreli yayınlarda yirmi milyar liradan, yaygın süreli yayınlarda elli milyar liradan az olamaz Bunun için savcılığa suç duyurusunda bulunulması yeterlidir. Ceza adli para cezası olduğundan bu cezaya mahkemece hükmedilecektir. Sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili hakkında verilen adli para cezasının ödenmesinden yayın sahibi, sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili ile birlikte müteselsilen sorumlu olacaktır.
Düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmaması veya kanunda belirtilen şartlara uyulmaksızın yayımlanması hallerinde hakim ayrıca, masraflar yayın sahibi tarafından karşılanmak üzere, bu yazının tirajı yüz binin üzerinde olan iki gazetede ilan şeklinde yayımlanmasına da karar verir.

RADYO TELEVİZYONDA TEKZİP NASIL OLUR?

Tekzip sadece yazılı medyada değil görsel-işitsel medyada da söz konusu olabilecektir. Görsel- işitsel medyada tekzipRadyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun’un 28. Maddesinde düzenlenmiştir. Basında tekzipten farklı olarak görsel-işitsel medyada tekzip yalnızca mahkeme kararı ile olabilecektir.

Kimler Tekzip Yoluna Başvurabilir?

Kişilik haklarına saldırı teşkil eden yayınlar ile haklarında gerçeğe aykırı nitelikte yayın yapılan gerçek ve tüzel kişiler tekzip yoluna başvurabilir.

Hangi hallerde cevap ve düzeltme hakkı kullanılabilir?

28. maddesinin 1. Fıkrasına göreGerçek ve tüzelkişilerin kişilik haklarına saldırı teşkil eden yayınlar ile gerçeğe aykırı olduğu iddia edilen yayınlara karşı cevap ve düzeltme hakkı tanınması için ilgililer yargı yoluna başvurabilirler.” Burada da basında tekzipte olduğu gibi bir yayında gerçek ve tüzelkişilerin “kişilik haklarına” saldırı teşkil eden yayınlar hakkında tekzip yapılabileceği gibi herhangi bir saldırı teşkil etmese bile gerçeğe aykırı nitelikte ise yine tekzip yapılabilecektir. Yani yayının içeriğinin gerçeğe aykırı olması tek başına bir tekzip nedenidir.

Tekzip Hakkımı Nasıl Kullanacağım?

Yazılı medyadan farklı olarak burada doğrudan medya kuruluşuna tekzip yazısı gönderilmez. Aksine burada tekzip ancak mahkeme kararı ile söz konusu olabileceğinden tekzip için doğrudan mahkemeye başvurmak gerekir.
Tekzip için başvurulacak mahkeme ulusal bazda yayın yapan kuruluşlar için Ankara Sulh Ceza Mahkemesi, bölgesel ve yerel yayın yapan kuruluşlar için başvuru sahibinin ikametgahı sulh ceza mahkemesidir.

Tekzip hakkının kullanılması bir süreye bağlı mıdır?

Tekzip hakkının kullanılması bir hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Yani tekzip ancak belirli bir zaman dilimi içerisinde yapılabilir; bu sürenin geçmesi ile birlikte artık tekzip yapılamayacaktır. Buna göre Kişilerin yargıya başvurmaları yayından itibaren 10 gün içinde yapılır. Bu sürenin geçmesi durumunda artık mahkemeye başvurulamayacaktır. Bu nedenle tekzip hakkının kullanılabilmesi için hızlı hareket edilmesi gerekir.

Tekzibin içeriği nasıl olmalıdır?

Mahkemeye verilecek dilekçede hem yayınlanan yazı içeriğinin doğru olmadığı veya kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici olduğu belirtilecek hem de ilgili “cevap içeriği” sunulacaktır. Mahkeme kendiliğinden gerekli incelemeyi yapacaktır. Başvuru yerinde görülürse düzeltme ve cevap, saldırı teşkil eden veya gerçeğe aykırı yayının yapıldığı aynı saatte, aynı program içinde yayınlanır. Buna göre yayın söz gelimi saat 19.00- 20.00 saatleri arasında yayınlanan ana haber bülteninde yapılmış ise cevap da aynı saat dilimi içinde aynı proğramda yayınlanacaktır. Ancak yayının süresi ve şeklini halin icabına ve delillere göre hakim takdir edecektir. Yayın Mahkeme kararının ilgili medya kuruluşuna tebliğ edildiğinin ertesi günü yapılacaktır.

Mahkemeye gerekli başvuruyu yaptık. Peki, Şimdi ne Olacak?

Mahkeme gerekli incelemeyi süratli bir şekilde yapacak ve nihayet en geç 3 gün içinde kararını verecektir. Sulh ceza hakiminin bu kararına karşı acele itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz için yetkili makam en yakın asliye ceza mahkemesi hakimi olup bu itiraz kararın tebliğinden itibaren 3 gün içinde yapılmalıdır. Bu hakim üç gün içinde itirazı inceleyerek karar verir. Bu son karar artık kesin olup, kural olarak artık bu karar aleyhine başvurulabilecek bir yol bulunmamaktadır. Eğer sulh ceza hakimi tekzibin yayınlanmasına karar verir, buna itiraz edilir ve asliye ceza mahkemesi hakimi de itirazı reddederse artık tekzip metninin yayınlanması zorunludur.

Mahkeme kararına rağmen tekzip yine de yayınlanmazsa ne olacaktır?

Yazılı medyadan farklı olarak görsel işitsel medyada tekzip zaten mahkeme kararı ile olacağından bu karara uymayan yetkililer hakkında doğrudan ceza davası açılabilecektir. Kanuna göre mahkeme kararına rağmen yayını yapmayan veya karara uygun şekilde yapmayan veya geciktiren kuruluşun yayınlarından sorumlu en üst yöneticisi ile kuruluşun sahibi olan anonim şirketin yönetim kurulu başkanı hakkında üç bin günden dokuz bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Buna göre mahkeme kararına rağmen yayının yapılmaması durumunda hem kanalın en üst yöneticisine yani genel müdürüne hem de bu kanalın ticari sahibi olan anonim şirketin yönetim kurulu başkanına adli para cezası kesilecektir. Bu cezanın alt sınırı üç bin gün karşılığı üst sınırı ise dokuz bin gün karşılığıdır. Burada Türk Ceza Kanunun 52. Maddesine göre bir gün karşılığı yirmi ile yüz lira arası bir para miktarı belirlenip bu miktar ile gün miktarı çarpılarak ceza belirlenecektir.

Bunun dışında ayrıca, yayını mahkeme kararına rağmen yayınlamayan kuruluşa Radyo Televizyon Üst Kurulunca, “üç aya kadar gelir getirici yayın yapma yasağı” verilebilir; hatta fiilin tekrarı halinde yayın izni iptal edilir. Hangi yayınların gelir getirici yayınlar olduğu Radyo Televizyon Üst Kurulunca belirlenir.

İNTERNET MEDYASINDA TEKZİP NASIL OLMAKTADIR?

İnternet medyasında tekzip ne demek?

İnternet medyası, internet sitelerinden oluşmakta olup en karmaşık, sınırları ve kontrolü en zor medya alanı olarak ifade edilmektedir. Görsel-işitsel medya ve Yazılı medyanın aksine İnternet medyasına dahil olabilmek için ciddi bir ekonomik varlığa gereksinim duyulmamaktadır. Bunun neticesinde herkes site sahibi olabilmekte olup bu da otokontrolü güçleştirmektedir. Ayrıca kopyala-yapıştır şeklindeki yayınların yapılması nedeniyle site içeriğinde bulunan herhangi bir yayın kısa bir süre içerisinde yüzlerce diğer site içeriğinde de yayınlanmaya başlanmaktadır. Yazılı medya ile görsel-işitsel medyadan farklı olarak internet medyasında haberler çoğu zaman kalıcı olmaktadır. Yani bir haber içeriği değiştirilmediği sürece yıllarca aynı şekilde kalabilmekte, insanlar bunlara aradan yıllar geçmesine rağmen ulaşabilmektedir. Bu arada haber içeriğinin yanlış olduğu ispatlansa bile artık yüzlerce siteye yayılmış bu içeriğin ilk hali sanki doğruymuş gibi muhafaza edilecek ve yıllar sonra bu haberi okuyan ve olayın neticesinden haberdar olmayan kişi haber içeriğinin bu şekliyle doğru olduğunu zannedecektir. Yine, arama motorları sayesinde artık sadece ekrana isim girilmesi bile yüzlerce eski haberi kişilerin bilgisine sunmaktadır. Bu nedenle internet hukukunda tekzip oldukça önemlidir. Buna karşın internet hukukunda tekzibe ilişkin yasal düzenleme ancak 2007 yılında çıkabilmiştir. 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi internette tekzibi düzenlemektedir.

Kimler, Hangi Hallerde Tekzip Hakkını Kullanabilir?

Maddeye göre içerik nedeniyle hakları ihlal edildiğini iddia eden kişi tekzip hakkını kullanabilecektir.. Buna göre internet hukukunda tekzip hakkının kullanılabilmesi için site içeriği nedeniyle kişinin haklarının ihlali yeterli olup ihlal edilen bu hakkın niteliği önemli değildir; şeref, onur gibi bir kişisel hak ihlal edilmiş olabileceği gibi bir ticari menfaat de ihlal edilmiş olabilir.

Tekzip Hakkımı Nasıl Kullanacağım?

Site içeriği nedeniyle hakları ihlal edildiğini iddia eden kişi, öncelikle içerik sağlayıcısına başvuracaktır. İçerik sağlayıcı İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişileri yani siteyi hazırlayan kişi ya da kişileri ifade eder. Bu kişiler, sitelerin künye bilgisinde genelde sitenin genel yayın yönetmeni veya webmaster’ı olarak gösterilirler. Ancak eğer künye bilgisinden bu kişilere ulaşılamıyorsa yer sağlayıcısına başvurulacaktır. Yer sağlayıcı içeriğin yayınlandığı sistemin sağlayıcısı yani o web adresine ait alanı (domain’i) sağlayan kişi ya da kuruluştur. Bu kimseler esasen yüzlerce siteye aynı hizmeti vermekte ve doğal olarak her site içeriği ile ayrıca ilgilenmemekte iseler de o sistemin genel sağlayıcısı olduklarından içeriğe müdahale imkanları bulunmaktadır.

Tekzip için içerik ya da yer sağlayıcısına ulaşan kimse kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilecektir. Bu istemin şekil şartı yani mutlaka “şu şekilde” yapılacaktır şeklinde bir kuralı bulunmamaktadır. Eğer künye bilgisinden adresi görülebiliyorsa yazılı olarak bu bildirim yapılabileceği gibi tamamen internet ortamında yani e-mail yoluyla da bu bildirim yapılabilir. Bildirimde hem site içeriğinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ifade edilecek hem de yayınlanması istenilen cevabi yazı sunulacaktır.

Tekzibi ve içeriğindeki cevabi yazıyı alan İçerik veya yer sağlayıcı bu tekzibin kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki gün içinde, talebi yerine getirir. Bu süre zarfında talep yerine getirilmediği takdirde tekzip talebi “reddedilmiş” sayılacaktır.

Tekzip Talebim İçerik ya da Yer Sağlayıcısınca Reddedilirse Ne Yapabilirim?

Tekzip talebi doğrudan reddedilir ya da iki gün içinde cevap verilmediği için reddedilmiş sayılır ise, hakları ihlal edilmiş olan kimse talebinin reddi ya da cevap verilmemesi halinde cevap için verilen iki günlük sürenin bitiminden itibaren kişi on beş gün içinde yerleşim yeri sulh ceza mahkemesine başvurarak, içeriğin yayından çıkarılmasına ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verilmesini isteyebilir. Buna göre internet medyası açısından da tekzip bir süreye bağlanmıştır. Ancak burada diğerlerinden farklı olarak internet sitesi içerik ya da yer sağlayıcısına yöneltilmiş ilk tekzip başvurusu açısından bir süre getirilmiş olmayıp bunun reddi halinde mahkemeye başvurulması açısından bir süre getirilmiştir. Bu süre ise talebinin reddi ya da cevap verilmemesi halinde cevap için verilen iki günlük sürenin bitiminden itibaren on beş gündür. Bu sürenin geçmesinden sonra artık mahkemeye başvurulamayacaktır.

Başvurulacak mahkeme hakları ihlal edilen kişinin yerleşim yeri sulh ceza mahkemesidir. Buraya süresinde yapılacak başvuruda başvurucu mahkemeden içeriğin yayından çıkarılmasına ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verilmesini isteyebilecektir. Cevabi bir metin hazırlanması şart değildir. Yalnızca içeriğin yayından çıkarılması da istenebilir. Ancak eğer bir cevabi metnin yayınlanması isteniyorsa bu metin kural olarak kişinin haklarının ihlal edildiği yazı içeriğinden uzun olmamalıdır. Ancak bu yazı çok kısa olup cevap verilmesi için bu içeriğin mutlaka aşılması gerekiyorsa bu kural uygulanmaz.

Talebi alan Sulh ceza hakimi bu talebi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Karar ya talebin reddi ya da kabulü yönünde olur. Bu ikinci ihtimalde mahkeme içeriğin yayından çıkarılmasına ve cevabın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verecektir. Her halde bu karara karşı itirazda bulunulabilir. İtiraz için yetkili makam en yakın asliye ceza mahkemesi hakimi olup bu itiraz kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Bu hakim üç gün içinde itirazı inceleyerek karar verir. Bu son karar artık kesin olup, kural olarak artık bu karar aleyhine başvurulabilecek bir yol bulunmamaktadır. Eğer sulh ceza hakimi tekzibin yayınlanmasına karar verir, buna itiraz edilir ve asliye ceza mahkemesi hakimi de itirazı reddederse artık tekzip metninin yayınlanması zorunludur.

Sulh ceza hakiminin kesinleşen bu kararının, yapılan başvuruyu yerine getirmeyen içerik veya yer sağlayıcısına tebliğinden itibaren iki gün içinde içerik yayından çıkarılarak hazırlanan cevabın yayımlanmasına başlanır.

Peki buna rağmen tekzip yine de yayınlanmazsa ne olacaktır?

Bu halde sorumlu kişi hakkında hapis cezası istemli kamu davası açılabilmesi için suç duyurusunda bulunulabilir. Kanuna göre Sulh ceza hakiminin kararını gerekli şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İçerik veya yer sağlayıcının tüzel kişi olması halinde, bu fıkra hükmü yayın sorumlusu hakkında uygulanır.