Radyo Televizyon Kuruluşları Nasıl Kurulur?

Kategori: Makaleler | Okunma: 14736

Kuruluş İşlemleri ve Şartları

Günümüzde Radyo ve televizyon yayıncılığı, etkisi açısından en önemli medya aracı haline gelmiştir. Bu nedenle bu kuruluşların gerek kuruluş aşamasında gerek sonrasında hem tüzel kişilik durumu, hem mali yapıları hem de hisse oranları sıkı denetim altına alınmıştır. Buna gore öncelikle Radyo ve Televizyon yayın izni, sadece radyo ve televizyon yayıncılığı, haberleşme, eğitim, kültür ve sanat amacıyla anonim şirketlere verilir. Bir başka ifade ile Radyo ve Televizyon yayınları yapabilmek için mutlaka bir anonim şirketin söz konusu olması gerekir. Gerçekj kişiler ve diğer şirketler radio ve televizyon yayıncılığı yapamazlar.

Anonim şirket olarak kurulacak özel radyo ve televizyon kuruluşları, Türk Ticaret Kanunu’nda ve diğer kanunlarda aranılan şartları da yerine getirmek suretiyle kurulurlar. Ancak, bunların hisse senetlerinin halka arzı için Sermaye Piyasası Kurulundan izin alınmadan önce, RTÜK’ün onayının alınması gerekir.

Bir anonim şirket en çok bir radyo ve bir televizyon işletmesi kurabilir. Ancak her türlü radyo ve televizyon vericisi, aktarıcı, yansıtıcı ve güçlendirici cihaz ve sistemleriyle kablolu veya kapalı devre radyo ve televizyon sistemlerindeki çokluk, birden fazla radyo veya televizyon işletmesi anlamına gelmez.

Özel radyo ve televizyon kuruluşları olarak kurulan anonim şirketlerin ortakları olan gerçek ve/veya tüzel kişilerin; Siyasi Partiler, Dernekler, Sendikalar, Meslek Kuruluşları, Kooperatifler, Vakıflar, Mahalli İdareler ile bu idarelerce kurulan veya bu idarelerin ortak oldukları şirketler, iş ortaklıkları, birlikler, üretim, yatırım, ihracat, ithalat, pazarlama ve finans al kurum ve kuruluşları olmaması, bazı suçlardan dolayı hüküm giymiş olmamaları, aynı kuruluşta üçüncü derece dahil kan ve kanuni hısımlık bağlarının bulunmaması, her birinin kuruluştaki hisse miktarının kuruluşun ödenmiş sermayesinin % 20'sini aşmaması, bir kısmının yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişilerden oluşması halinde, bunların getirdikleri yabancı sermaye payının kuruluşun ödenmiş sermayesinin % 20'sini geçmemesi ve bir başka özel radyo ve televizyon kuruluşuna ortak olması, bir kısmının Türkiye'de gazete çıkaran gerçek ve tüzel kişiler ile basınla ilgili mevzuata göre gazete sahibi olanlardan oluşması halinde, bunların bir arada hisse miktarları toplamının kuruluşun ödenmiş sermayesinin % 20'sini aşmaması gerekir.

Özel radyo ve televizyon kuruluşları olan anonim şirketlere ortak olan gerçek ve tüzel kişilerin bu şirketlerdeki hisseleri toplamı % 20'yi geçemez. Yabancı ülkelerin vatandaşlığını haiz olan gerçek kişiler ile bu ülkelerde kurulmuş olan tüzel kişilerin hisseleri bir özel radyo ve televizyon kuruluşundaki ödenmiş sermayenin % 20'sini geçemez. Bu kişiler birden fazla radyo ve televizyon kuruluşuna ortak olamazlar.

Özel radyo ve televizyon kuruluşları, yayın izni ve lisansını aldıktan sonra ortaklarında veya ortaklarının sermaye paylarında ödenmiş sermayenin % 10'unu aşan oranda meydana gelen kanuna uygun değişiklikleri RTÜK’e bildirirler. Bir gerçek veya tüzel kişinin, ödenmiş sermayenin yüzde 10'unu temsil eden payları edinmesi veya bir kişiye ait paylarının bu oranı aşması sonucunu veren hisse devirleri ile bir kişiye ait payların bu oranın altına düşmesi sonucunu veren hisse devirleri RTÜK iznine tabidir. Kuruluşların hisse senetleri, Sermaye Piyasası Kanunu ve mevzuatı ile Özel Radyo ve Televizyon Kuruluşlari İdari Ve Mali Şartlar Yönetmeliğihükümlerine göre halka arz edilebilir.

RTÜK’ün yayın lisansı verdiği bir kuruluş bu lisansı, yayın istasyonlarını ve şebekelerini, RTÜK izniyle, mevzuatın aradığı şartları taşıyan bir üçüncü kuruluşa devredebilir. Ortaklarda ve ortaklık paylarındaki değişiklikler, Radyo Ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayınları Hakkında Kanun’un bu konuda hüküm altına alınan sınırlar içinde mümkündür. Devreden ve devralan kuruluşların Kanun ve ilgili Yönetmeliklerde aranan yükümlülük ve şartları yerine getirmeleri halinde, RTÜK yayın lisansının devrine izin verir.

Yurt dışında Türkiye'ye yönelik yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşlarına RTÜK tarafından frekans, kanal ve kablo kapasitesi tahsis edilemez. Bunlara Türkiye'de vergi mükellefi olanlar tarafından ödenen reklam ve ilân bedelleri vergi matrahından düşülemez.

Belirli bir özel radyo ve televizyon kuruluşunda ödenmiş sermayenin % 10'undan fazla hissesi olanlar Devletten, diğer kamu tüzel kişilerinden ve bunların katıldıkları işletme ve ortaklıklardan herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak üstlenemezler, menkul kıymetler borsalarında muamelede bulunamazlar.

Frekans Tahsisi

Her radyo ve televizyon kuruluşunun yayın yapabilmesi için bir frekans tahsisine ihtiyacı vardır. Zira radyo ve televizyon kuruluşları bu frekans üzerinden yayın yaparlar. Bu frekans tahsisi işlemini RTÜK yapmaktadır. Kanunda bu frekans tahsisi için bir sınır getirilmemiş, sadece istisnai olarak TRT için bir kota getirilmiştir. Buna göre öncelikle Ulusal kanal ve frekans bandı planlamasındaki kanal ve frekans bandlarının dörtte biri Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumuna tahsis edilir. Bu tahsis işleminde kanal sayısı üçten, frekans bandı sayısı dörtten az olamaz. Bu kanalların birinden Türkiye Büyük Millet Meclisi faaliyetleri yansıtılır. Geriye kalan ulusal, bölgesel ve yerel kanal ve frekans bandlarının yarısı tam gün üzerinden, diğer yarısı ise istek halinde zaman paylaşımlı ve gerekirse dönüşümlü olarak tahsis edilir. Herhalde tahsis süresi beş yılı aşamayacaktır.

Kanuna gore, RTÜK’ün ulusal yayın izni verdiği kuruluşlar izin tarihinden itibaren en geç ikinci yıl sonunda Türkiye alanının %70’ine yayınlarını ulaştırmak ve haftada asgari seksen saat yayın yapmak mecburiyetindedirler.