Radyo Televizyon Kuruluşlarında Yayınlardan Kim Sorumludur?

Kategori: Makaleler | Okunma: 5265

Yazılı medyada olduğunun aksine radyo ve televizyonlar açısından sorumlulukla ilgili kanunda yalnızca hukuki sorumluluğa ilişkin kurallar sevk edilmiş, cezai sorumluluğa ilişkin özel bir hüküm getirilmemiştir. Bu nedenle hukuki sorumluluk açısından öncelikle 3984 Sayılı Kanun hükümlerine bakılacak ve buna göre değerlendirme yapılacakken cezai sorumluluk açısından TCK’nın genel hükümlerine göre hareket edilecektir. Burada bahsi geçen hukuki sorumluluk, radyo televizyonlarda yayınlanan program ve reklam içeriklerinden doğan tazminat sorumluluğu başta olmak üzere özel hukuka ait yaptırım sorumluluğunu ifade eder. Daha açık olarak ifade etmek gerekirse hukuki sorumluluk ile kastedilen hukuk davaları sorumluluğudur.

3984 Sayılı Kanunun 28. Maddesine göre eğer radyo televizyonlarda yayınlanan program ve reklam içeriklerinden dolayı bir kimsenin hakları ihlal edilir ise bundan doğacak tazminat nedeniyle hem yayını yapan kuruluş olarak ilgili anonim şirket hem de bunun yanında şirketin yönetim kurulu başkanı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Yani tazminat davası istenirse hem şirkete hem de şirketin yönetim kurulu başkanının şahsına açılabilecektir.

Zararı doğuran fiilin işlenmesinden sonra kuruluşunun devredilmesi, başka bir kuruluşla birleşmesi veya sahibi olan şirketin herhangi bir surette değişmesi halinde kanun yayın kuruluşunun yeni yönetim kurulu başkanını da sorumlu olacağını kabul etmiştir. Buradaki yeni yönetim kurulu başkanı yayın kuruluşunu devralan, birleşen ve her ne suretle olursa olsun yayın kuruluşunun sahibi veya hissedarı olan şirket ve şirketin yönetim kurulu başkanıdır. Bu halde dava bu kimseye karşı da açılabilecektir.

Kanun bu davalarda hükmedilecek tazminatın miktarı açısından bir alt limit getirmiştir. Buna göre tazminat talebinin haklı görülmesi halinde tazminat miktarı, on milyar liradan az olmamak üzere fiilin ağırlık derecesine göre belirlenir. On milyar liralık alt sınır her yıl Maliye Bakanlığınca ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılır.

Yine kanunda bu davalara özgü bir usul hükmüne de yer verilmiştir. Buna göre manevi tazminat davalarında hâkim tensip kararı ile birlikte bilirkişiyi de tayin edecek ve davayı en geç altı ay içinde karara bağlayacaktır.

Tazminat davaları ile ilgili olarak gerekli ödemeyi yapan yayın kuruluşu veya yönetim kurulu başkanı bu yayın içeriği ile ilgili diğer kimselere karşı rücu davası açabilecektir. Bu tamamen yayınla ilgili şahıslar ile yayın kuruluşlu arasındaki iç hukuki ilişkiden kaynaklanmaktadır. Örneğin bir yapım şirketinin hazırlayıp gönderdiği dizi içeriğinden dolayı tazminat ödemek zorunda kalan yayın kuruluşu ilgili yapım şirketine aralarındaki sözleşmeye aykırılık nedeniyle dava açabilir. Bunun gibi bir canlı yayında bir kimsenin başka bir kimseye hakaret etmesi nedeniyle tazminat ödemek zorunda kalan yayın kuruluşu aralarındaki bu şahsa haksız fiil nedeniyle dava açabilir.